“Dahası kendimi sevmeyi bile başaramıyorum.
Neden kendimi sevemiyorum? Çünkü başkasını sevemediğim için.
İnsan birilerini sevmek ve birileri tarafından sevilmek yoluyla, kendini sevme yöntemini bulur. Söylediklerimi anlıyor musun?
Birilerini sevemeyen bir insan, kendisini de doğru dürüst sevemez.”
[Haruki Marukami]

Kalp, sevmek için yaratılmıştır.
Kendini sevmek bencillik değildir. Kendinizi nasıl seveceğinizi öğrenene kadar başkasını sevemezsiniz.
Kendini sevenleri, sevmeye yeltenenleri, kendinin yanında olmaya çalışanları bencillikle suçladı toplum uzunca bir süre.
Kendini feda etmek, diğerlerini önceliklendirmek (eş, çocuklar, iş, anne-baba, ayıp olsun komşular dostlar akrabalar falan filan) erdem gibi bişeydi sanki.
Belki şimdi şimdi durumun bu olmadığını anlamaya başlıyoruz. Kendimizi de düşünmeliyiz, başkalarını da. Ne başkalarını kendimiz için, ne de kendimizi başkaları için feda etmeliyiz. Başkalarına ettiğimiz yardımı öğretilenlerle, ayıplarla, kurallarla, cezalarla, meli-malılarla değilde kendi isteğimizle, yardım sever biri olma değerimizle yapmalıyız.
Sonuç kısa ve öz olarak hep denildiği gibidir: Başkalarını sevmek için, insanın öncelikle kendisini sevmesi gerekir. Kendi içinde huzur olmayan, kendisiyle barışık olmayan, kendini bilmeyen insan ise ne kendini, ne de başkalarını sevebilir. Böylesi bir insanın varoluşu da etrafına mutsuzluk kaynağı olmaktan başka bir işe yaramaz.
İnanın kendimi sevmeme engel olacakları sevmiyorum artık.
Ve son olarak; kişinin kendisine olan merakı yani içe dönüşü, dış dünyaya olan lüzumsuz merakını giderir.
Sevgiler 🤍 🫂