Benden Özür Dileyeceksin. 
Bana yaptığın her şey için özür dileyeceksin. 
Beni dönüştürdüğün bu hal için özür dileyeceksin. 
Hayatımın orta yerine koydum seni, 
Orada duramadığın için benden özür dileyeceksin. 
Biz bu ilişkiyi bambaşka yere taşıyabilirdik,
Buna izin vermediğin için benden özür dileyeceksin. 
Beni sevebilecekken nefret ettiğin birine dönüştürdüğün için;
Benden Özür Dileyeceksin…

Bir ilişki bitiyor ve dönüp en küçük anları bile düşünmeye analiz etmeye başlıyoruz. O telefonu açsaydım ne olurdu? Açmasaydım ne olurdu? Tartışmada o cümleyi söylemeseydim nasıl olurdu? Şunları daha iyi ifade etseydim ilişki nasıl şekillenirdi? Bana söylediklerine daha farklı şekillerde yanıt verseydim farklı şekilde ilerler miydi? Acaba hiç ayrılmaz mıydık? Aslında birbirimizi seviyorduk da o cümle mi bitirdi ilişkimizi??? 

İlişki sonrası zihnimizin bize yönelttiği soruları cevaplamaya çalışıyoruz, boşlukları doldurmaya çalışıyoruz. Çok insani olarak. Bize anlamlı gelen bir hikaye, neden-sonuç ilişkisi kurabilir ve zihnimizi ikna edebilirsek eğer bu zor gelen durumla daha iyi başa çıkacağımızı düşünüyoruz. O cümleden değil de aslında ta öncesinden başlamıştı bazı şeyler kötüleşmeye. 

Bir cümle tüm ilişkinin dengesini sarsabilir mi sizce? Başka hiçbir şey yokken ortada, o cümle midir sonu getiren? Öyle yapmasaydı/m bugün bu noktada olmazdık ve size bunu anlatıyor, buraya geliyor olmazdım cümlesini seanslarda ve çevremde sık sık duyuyorum. Suçlanan bir an genellikle oluyor; o tartışmada söylediğiniz pişman olduğunuz veya olmadığınız kelime, kapıyı çarpıp çıkma halinin kötü gidişatın başlangıcına sebep olduğunu düşündüğünüz bir an. Sadece romantik ilişki özelinde değil tüm ilişkiler (kaybedilen arkadaşlıklar, ebeveyn çocuk ilişkileri, iş arkadaşlıkları vb.) geneli için geçerli bu söylediklerim. 

Veya bir tartışma yaşanmış bitmiştir ama bilirsiniz o ilişki br daha eskisi gibi olmayacaktır. Öyle bir ifade kullanılmıştır ki, yaşanmamış duymamışsınız gibi davranmanız mümkün değildir. 

‘Can not be unseen’ tabiri beliriyor zihnimde, bir kere gördün mü bir daha görmemiş şekilde davranman mümkün olmayacaktır… hiç paylaşmak istemediğimiz bir duyguyu, biriktirilmiş ve ağırlıklarının çok da farkında olunmayan duyguların kontrolümüzde değilmişcesine patlamasıyla ortalığa saçılması, bu öfkenin nereden çıktığını bilemediğimiz bir hal içinde buluvermek kendimizi. 

O ilişki zaten bitecekti, siz o tartışmayı yaşasanız da yaşamasanız da… Zaten başından beri eksikmiş, tam oturmamış bazı şeyler, oldurmaya çalışılmış ancak oldurulamamış bir ilişkiymiş. 

Evlilikler bitiyor. Neşeli Günler’de olduğu gibi turşu sirkeden mi limondan mı yapılır diye bitmiyor. Zaten o güne kadar o kadar çok anlaşmazlıklar, tartışmalar, görmezden gelmeler, dinlememeler yaşanmış ki. Yaşanan son damla, işte o tartışmada söylenen söz, verilen tüm şansların da bir sonu olması gerektiğini fark ettiğin nokta. O güne kadar aslında içten içe bildikleriniz ama görmezden gelmek istedikleriniz bir anda beliriyor. Ve bu noktadan sonrası dediğim gibi ‘Can not be unseen’.

Hep bildiğinizi artık kabul etmeme imkanının mümkün olmadığı noktadasınızdır. Hayal kırıklığı ve çatışmadan bugüne kadar kaçabildiğiniz bu ilişkide artık geri gidecek yer kalmadı, arkanız duvar. Şimdi dile getirme zamanı ve iki tarafta biliyor ki buradan çıkış veya geri dönüş yok.

Sevgiler.

Write a comment

Hemen Arayın
WhatsApp