İnsan neden aldatır? 


Aldattım çünkü hak etmişti,

Aldattım çünkü beni yeterince sevmedi,

Aldattım çünkü eskisi gibi ilgi göstermiyordu,

Aldattım çünkü o da beni aldatmıştı ödeştik,

Aldatttım çünkü sevişmelerimiz iyi değildi,

Aldattım çünkü şeytana uydum,

Aldattım çünkü falan filan. 

Yani hep bir sebep vardır ve her ilişkinin bir dinamiği vardır. Anne çocuk ilişkisi, konu komşu ilişkisi, iş ilişkileri, romantik ilişkileriniz ve daha nicesi. İlişkilerimizde eğer derinlik arıyorsak ve güvenli bağlanmak istiyorsak; sevmek sevilmek arzulanmak, sözel – duygusal temas, merak edilmek, haber almak haber vermek isteriz. Dolayısıyla kuşku dolu bakışlarımızı partnerimizin üzerinde gezdirmek yerine güvenebilmek ve huzur ararız. Düzenli temaslarla ruhumuz sakinleşsin isteriz. Rahatça sırtımızı dönebilmek, sevdiğimiz kişinin gözlerine baktığımızda kendimizi görmek isteriz. 

İhtiyaçlarımızı ilişkilerimizde giderebilmeyi umarız ve bunu ararız. Bulduğumuza inandığımız da dünyalar bizim olur peki ya bulamadığımızda? İşte böyle zamanların çıkış yerlerinden biridir aldatma eylemi. İçinizden şöyle düşünüyor olabilirsiniz ee o zaman ayrılsın ilişkisinden, neden aldatsın yani?


Burada söze yalnızlık duygusuyla başlamak istiyorum. Yalnızlık duygusu ağır haliyle yaşandığında bir ilişkinin içinde dahi insan yalnız hisseder. özellikle duygusal yoksunluğun getirdiği yalnızlık duygusu, kişiye sevgisizlik, özel değilmiş, hiç anlaşılmayacak, istediği ilgiyi hiçbir zaman alamayacakmış hissi yaşatabilir. Kişi, duygusal yoksunluğun içinde kalıp bu inançla baş etmeye çalışırken ilişkinin içinde kendi yalnızlık duygusuyla kalır. Özellikle romantik ilişkiler duygusal yoksunluğu tetikler. Ve kaçınmayla baş etme şekli aldatma eylemine dönüşebilir. 

Duygusal yoksunluk ve terk edilme şemaları birlikte olduğunda, ilişkideki güven bağını, ilişkinin tutarlılığını, duyguları ifadesini, sevgiyi sağlıkla oluşturmayı engelleyebilir. Şema kimyasına uygun partner seçer, hem bundan memnun kalmaz hem de ilişkiyi sürdürmeye çalışırsınız. Bilinç dışı bir reaksiyondur aslında. Yalnızlık ve güvensizlik duyguları aldatmayı artırır çünkü sağlıklı bağlanmayı engeller. 

İlişkilerde önemli olan güven/sizlik duygusunu açığa çıkaracak bir diğer inançsa kuşkuculuktur. Bu inançta aldatma eylemini kolaylaştırır. İlişkiye ve bağlılığa güveni zedeler. Çocukluğunda suistimal edilmiş bir yetişkin romantik ilişkisini sürekli sorgular, emin olamaz, kandırıldığını düşünür. Sürekli sinyal arar ve kendini gerçekleştiren kehanet ile doğrulanan bir şemadır. Emin olayım kandırılmayayım derken, gerçekten kendini suistimal edecek bir partnere çekilebilir. Emin olmaya çalıştıkça, aldatılmadan aldatayım düşüncesiyle hareket edebilir.

İnsan neden aldatır kısmına döndüğümüzde haklılık inancı konuşabileceğimiz bir diğer şemadır. Kişinin herseye hakkı olduğuna inanması, sınırları yok sayması. Aldatmayı hakkı olarak gördüğü inancıdır. Duygusal ihtiyaçlarının, beklentilerinin karşılanmadığını ve bağımlılık şemasının da etkisiyle mevcut düzenini de değiştirmek istemediğinden çocuklarımdan ayrı da kalamam aile olmayı seviyorum diyerek aldatma eylemini gerçekleştirir. 

Benim hakkım, benim fikrim, benim doğrum meselesi narsistik kişilik yapılanmasının temelidir. Kendi doğrularınız diğerlerinin ihtiyaçlarının önüne geçer ve bencillik getirir.

Haklılığa ek olarak sık karşılaştığımız yetersiz Özdenetim şeması da varsa, olanla mutlu olabilmeyi, sabretmeyi, zorlukları göğüslemeyi, sorumluluk almak yerine dürtüsel eylemlerle haz almaya odaklı ilerler kişi. Çözüm yerine kısa vadeli haz getiren eylemlere yönelmeyi, sorunları konuşmamayı tercih eder. Öf sıkıldım, konuşmak istemiyorum, bunalıyorum cümleleri sık duyulur. 


Oysa ilişkiler emek ve sabır ister. Partnerlerin birbirlerinin yanlarını öğrenmeleri, tanımaları, fark etmeleri, ne zaman ne yapacaklarının kestirebilirliğinde olmaları her zaman, zaman ister. 

Günlük problemlerle nasıl baş ediyorsak aldatılmayla da bu şekilde baş ederiz. Savunma sistemi hayatımızın her alanına yansır.  Kimimiz kopuk modla görmezden gelir ve acı veren duyguları hissetmemeyi seçer, kimi çocuk modunu kandırılmışlık duygularını kırgınlığını hisseder, kimi öfkeyle kendini savunur şiddet gösterir, kimiyse affedemez ve ilişkisini bitirir. 

Kişilik özellikleri ve aldatma arasında derin bağlar vardır. Aldatma eyleminin dinamiğinden bahsetmeye çalışırken, duygusal yoksunluk – terk edilme – kuşkuculuk – haklılık – yetersiz Özdenetim şemalarının varlığından ve nasıl rol aldıklarından bahsetmiş oldum. 

Bu blog yazısı sonrasında, Yakın bir dostunuz aldatıldığı halde sevgilisinden neden ayrılmıyor, evliliğini neden bitirmiyor diye düşünüyorsanız, Nasıl olurda bir aldatma döngüsü ayrılıkla sonuçlanmaz sorusuna daha iyi açıklamalar getirebileceğinizi umuyorum. 

Sevgiyle Kalın 🫂

Write a comment

Hemen Arayın
WhatsApp