Hani bir deney vardır, çoğunuzun bileceğini düşünüyorum.
Sevgi, nefret yazılı ve boş etiketli olan 3 ayrı saksıdaki çiçeğe her gün başlıklarıyla ilişkili cümleler söylüyorsun. Sevgi çiçeğine nazik ve olumlu, nefret çiçeğine ise eleştirel ve olumsuz bir dille yaklaşırken boş etiketli olan çiçekle de hiç diyaloğa girmiyorsun. 1 ay sonra sevgi çiçeği deneyin başındakinden de güzelleşiyor çiçek açıyor, nefret çiçeği sararıyor ve solmaya yüz tutuyor. Boş etiketli göz ardı edilen çiçek ise küflenmeye ve çürümeye başlıyor.
Bu hikayenin mesajı kelimelerin, duyguların ne denli önemli olduğunu fark edebilmektir. Nefret çiçeği duygusal istismarın, boş etiketli çiçek üzerinden de duygusal ihmalin hikayesi aslında.

Geleyim çocuklukta yaşanan ihmalin bizler de bıraktığı izlere. Fiziksel yaralar belirgin izler bırakır ve kolayca fark edilebilir. Duygusal istismar da çok belirgin olmasa bile psikolojik derin izleri görülebilir. Ancak duygusal ihmal, dikkat edilmemesi-ilgi verilmemesi-onaylanmamak-şefkat görmemek, birlikte oyun oynamamış olmak vb., yapılmamış eksik ve olmayan şeyleri içerir. Ve olmadığı için de bir şeylerin ters gittiğini anlayabilmek zordur. Hayat normal akışında ilerliyordur sanki. Fiziksel ihtiyaçların, okul-beslenme-uyku düzeni-sosyal faaliyetler-sağlık-doktor, tam olarak karşılanmış olabilir. Tüm bunlara rağmen duygusal ihtiyaçların yine de ihmal edilmiş olabilir.
Çocuk tarafından böyledir de, anne babalara da fazlaca yüklenen bir taraf var. Bilmeden yapılan ufak ihmaller olması kötü ebeveyn demek değildir asla. Aksine dünyanın en mükemmel insanı olabilirler. Ve çocuk, yetişkinliğe doğru ilerledikçe bütün sorumluluğu anne babaya yıkmaya ve kurban rolünde kalarak hayatında yaşadığı olumsuzluklar için onları suçlamasına böylelikle de çözümsüz kalmasına sebep olabiliyor. Günün sonunda sorumluluk alarak değişime yönelmenin de kesinlikle kişinin sorumluluğunda olduğunu unutmamak gerekir.

Peki ne yapmalı?
İhtiyaçları giderilmemiş içsel yanınızı fark edin. Kaç yaşında, nasıl görünüyor, zihninden neler geçiyor, ne hissediyor? Küçüklüğünüze ait bir fotoğrafınızı çerçeveleyin ve görebileceğiniz bir yere koyun. Benim ki çalışma masamda duruyor. İhmal edildiği için yaşadığı incinmişliğini, öfkesini, kızgınlığını belki de önemsenmemiş hissedişini ele alın.
Ve sorun; Neye ihtiyacın var? Görülmeye, duyulmaya, önemsenmeye, korunmaya, kapsanmaya, desteğe ihtiyacı olabilir ve bir çoğu… İhtiyacı her neyse şu an ki yetişkin ve sağlıklı tarafınızla içsel çocuğunuzun ihtiyacını giderin. O’nu yanınızda hissedin, her sabah uyandığınızda günaydın her akşam yatarken iyi geceler diyebilirsiniz. İletişim şekliniz her ne ise tamamen size kalmış.
Unutmayın, eksik ve boş kalan yanlarınızı tamamlamak ve doldurmak artık sizin sorumluluğunuzda.
Sevgiyle kalın.